Osmanlı'da Kölecilik



16. yüzyılın ortalarında nüfusu 300-400.000 olan İstanbul'da, nüfusun en azından beşte birinin, Sultan'ın ya da ileri gelen kimselerin kulu olduğu tahmin ediliyordu. Örneğin Kanuni döneminde, İskender Çelebi'nin 6-7 bin, büyük vezir Süleyman Paşa'nın 1.700 kölesi olduğu belirtilir.. 15. yüzyılın sonunda, nüfusu 100 bin olan Venedik'te ise 3 bin köle bulunuyordu..

Sonuçta, güvenle söylenebilir ki, kölelik Osmanlı toplumu için yaşamsal öneme sahip bir kurumdu. Yalnızca devlet örgütüyle değil, ekonominin değişik kesimleri de köleliğe dayanıyordu. Böylesine büyük bir talebin doyurulması için, tabii ki, dış kaynaklardan beslenen büyük ölçekli bir köle arzı da vardı..

1610'lu yıllara ait bir pazar yönetmeliğinde ( Topkapı Sarayı Kütüphanesi, Revan no. 1934, s.107-111) İstanbul'da, kadın ve erkek, yüzün üzerinde köle tüccarı kaydedilmiştir..

1477'de İstanbul'da yalnızca köle, at ve koyun pazarlarının üç yıllık bileşik vergileri 360 bin akçe ya da 8.000 altına ulaşıyordu.. Antalya'da ( Satalia ) bulunan 1560 tarihli bir gümrük defteri
( Başbakanlık Arşivi, İstanbul, Maliyeden no.102 ), o zamanlar Mısır ve Suriye'ye hala oldukça fazla sayıda beyaz köle ihraç edilirken, karşılığında ortalama fiyatı 1.000 akçe ( 16 altın ) olan siyah kölelerin, bu ülkelerden yapılan ithalatın önemli bir bölümünü oluşturduğunu söyler..

Görünürdeki temel özellikleri bakımından Batı sömürge sistemiyle karşılaştırılabilecek olan, savaş esirlerinin tarımda kullanılması uygulaması Osmanlı'da sınırlı bir biçimde uygulandı. Kanuni Süleyman döneminde Trakya ve Makedonya'yı içine alan Orta Rumeli'de köle tarımcıların sayısı yalnızca 6.021 kişi, yani tüm bölge nüfusunun yaklaşık yüzde ikisiydi ; Anadolu'da ise 1.981 kişi vardı.. ( Ömer L. Barkan )

HALİL İNALCIK
Osmanlı'da Kölecilik Osmanlı'da Kölecilik Reviewed by Admin on 25.3.17 Rating: 5

Recent