Konuşmalarının Özellikleri

     

"1924 yılı 23 Mart, cuma günü, Afyonkarahisar'a yani zaferin başladığı beldeye girerken, istasyondan şehre kadar yarım saat süren yolu,coşkuyla tezahürat yapan kırk elli bin kadar insan kalabalığı arasında yürüyerek Belediye ye geldiğimizde,Şef her zamanki gibi en ufak bir yorgunluk göstermeden anılarını anlatmaya başlıyordu.

'Gene şu odadaydı,Afyon'un düşman eline düştüğünden bir gün önce yine şu odada...' Fakat devam etmeye imkan yok.Belediye binası önündeki toplanmış halk, coşku içinde kurtarıcısını istiyordu.O sırada içeriye iki delege girdi:

    - Halk sizi görüp sesinizi duymadan dağılmayacak! Efendim diyorlar.

    - Fakat sesim yok ki ; diyor Atatürk, hem bu kadar kadar nasıl ses işitilir?

Az sonra ayağa kalktı:

    - Ne yapalım, sesimin çıkarabildiği kadar duyurmaya çalışırım.
        
Biz bundan ayrıca memnunduk: Onu şimdiye kadar hep kapalı yerlerde dinlemiştik; ilk kez açık alanda, hem de büyük kalabalığa hitap ederken dinleyecektik.Kendimi kalabalığın içine atarak, mümkün olduğunca uzaklara gittim. Az sonra kapının merdiveni üzerinde göründü. Konuşmaya başladı:
 'Afyonlular, kara günler gördünüz ve güneşli günlere erdiniz, Allah sizden bir daha öyle kara günlere düşmemenizi istiyor,bir daha bu kara günlere düşmemek için de savaşımıza devam edeceğiz.'

 Mat ve tok sesi meğer ne kadar da enginmiş; bütün o kalabalığın üzerinden en uzaklara kadar , sanki yanımızda konuşuyormuş gibi,gür ve net geliyordu.

 İki gün sonra Kütahya, oradan Ankara, oradan Adana.Her yerde duruldu ve konuşmalara yapıldı.
     
Yedi sekiz gün içinde verdiği on beş söylevin hiçbirinde 'tekrar' yapmadı. Bir tek cümlesi bile, bir diğerine benzemiyordu. Yalnız bir düşüncesini daima ve her fırsatta tekrar etti:

 -Yapılan işlerin onuru bana değil, bütün ulusa aittir.
 
 O,"Her şeyi ulus yaptı' dedikçe ve bunu söylediği zaman büyükçe, ulus da O'na her yerde bütün çoşkunluğu, içtenliği ve şükran duygularıyla, "Her şeyi siz yaptınız!" diyordu. İkisi de haklıydı.

(Prof. Dr. Yurdakul YURDAKUL , Atatürk'le Yaşanmış Bilinmeyen Anılar s.11-12)






0 yorum:

Yorum yaptığınız için teşekkür ederiz.