Hiroşima ve Nagasaki


Hiroşima'nın gökyüzü, Ağustos 1945.. B-29 uçağı, pilotun annesi gibi, "Enola Gay" adını taşır.. Enola Gay karnında bir çocuk getirir. "Little Boy" adındaki bu "yaratık", ismi gibi "küçük çocuk" değildir, 3 metre boyunda ve 4 tondan fazla ağırlıktadır.. Sabah 8'i çeyrek geçe düşer. Aşağıya varması bir dakika sürer. Patlamanın şiddeti 40 milyon tane dinamit lokumuna eşittir... Aşağıdan, Hiroşima'nın bulunduğu yerden atomik bir buhar yükselir. Uçağın kuyruğunda bulunan askeri fotoğrafçı George Caron makinesinin deklanşörüne basar (ekteki foto).. Bu çok güzel, devasa beyaz mantar New York'taki 55 tane şirketin ve Las Vegas'ta düzenlenen "Atom Bombası Güzeli" yarışmasının logosuna dönüşür !..

 Bir çeyrek asır sonra, radyasyon kurbanlarının o ana kadar askeri sır kategorisindeki bazı fotoğrafları ilk kez yayınlanır.. 1995 yılında, Smithsonian Institution, Hiroşima ve Nagasaki patlamalarını konu alan büyük bir fotoğraf sergisini Washington'da açacağını duyurur... Hükümet buna izin vermez !..

Hiroşima'dan üç gün sonra, başka bir B-29 Japonya üzerinde uçar.. Getirdiği "hediye" ilkinden daha tombuldur ve adı da "Fat Man" dir(şişman adam)..

 Uzmanlar Hiroşima'da tecrübe edilen uranyumdan sonra bu kez şanslarını plütonyumla denemek istemektedirler. Seçilen şehir Kokura'nın üzeri buluttan bir çatıyla kaplıdır. Boş yere birkaç tur attıktan sonra uçak yön değiştirir. Kötü hava koşulları ve sınırlı yakıt, yok edilecek yerin Nagasaki olmasına karar verir..

 Hiroşima gibi Nagasaki'de de hepsi sivil olmak üzere binlerce ölü vardır. Hiroşima'da olduğu gibi burada da, sonradan daha binlercesi ölecektir. Nükleer çağ başlamaktadır ve yeni bir hastalık, yeni Medeniyetin son çığlığı doğar : Her patlamadan sonra insanları asırlar boyu öldürmeye devam eden radyasyon zehirlenmesi..

 İlk atom bombası New Mexico Çölü'nde denendi. Gökyüzü alev aldı ve deneyleri yönetmiş olan Robert Oppenheimer iyi bir iş başarmış olmaktan ötürü gurur duydu.. Ama Hiroşima ve Nagasaki'deki patlamalardan üç ay sonra Başkan Truman'a şöyle dedi : "Ellerimin kana bulandığını hissediyorum.." Bunun üzerine Truman, Dışişleri Bakanı'na şöyle dedi : "Bu orospu çocuğunu bir daha ofisimde görmek istemiyorum !.."




(EDUARDO GALEANO, "Aynalar")

0 yorum:

Yorum yaptığınız için teşekkür ederiz.