1854'de, İngiliz Parlamentosu yüz altmış yıl boyunca uygulanmış Pencere Vergisi'ni kaldırdı. Verginin halk arasındaki adı Güne...
Birinci Dünya Savaşı yıllarında İngiltere propaganda alanında çok etkili bir çalışma yürüttü. Savaştan önce gazeteler üzerinde aşırı bir baskı göze çarpmıyordu. Bazı gazeteler savaş karşıtı yayınlar yapıyor, İngiltere'nin Almanya'ya karşı savaşa girmemesi görüşünü savunuyorlardı. İngiltere'nin savaşa girme kararı vermesinden sadece altı gün önce bazı İngiliz gazete başlıkları şöyleydi : "Niçin savaşmamalıyız ?", "Fransa, İngiltere ve İtalya halkları savaşa karşı çıkmalıdırlar"... İngiltere 4 Ağustos 1914 tarihinde savaşa girdikten sonra her şey birdenbire değişti. Artık bütün gazeteler hükümetin savaş çabalarını desteklemeye başladılar. Şimdi tek hedef zafere ulaşmaktı. İngiltere'de basın sektörünün neredeyse tamamına hakim olan gazete sahipleri hükümetle yakın bir işbirliği içine girdiler. 19. yüzyıl sonlarına doğru okuma yazma bilenlerin oranı hızla artınca yayınlanan gazete sayısı da artmış ve bazı işadamları 1888 yılından itibaren gazetelerin çoğuna sahip olmuşlardı. Onların talimatıyla gazete başlıkları İngiliz Hükümeti'nin beklentilerine göre atılıyordu. Bu başlıklardan biri şöyleydi : "Almanlar Belçikalı çocukların ellerini kesti." Diğer bir başlık : "Kanadalı subay Almanlar tarafından çarmıha gerildi." İngiliz propaganda teşkilatının yaydığı bir habere göre Alman askerleri Hollanda'nın Amsterdam şehrine girdiklerinde papazlardan bunu kutlamaları için kilise çanlarının çalınmasını istemişler, bunu yapmayı kabul etmeyen papazları çanların içine asarak öldürmüşler. Sokaklarda gördükleri küçük çocukları süngülemişler. Aslında bu başlıkların gerçekle ilgisi yoktu ve savaştan sonra hem İngilizler, hem de Belçikalılar bunların savaş yalanı olduğunu açıklayacaklardı..
(ONUR ÖYMEN, "Bir Propaganda Silahı Olarak Basın")
Birinci Dünya Savaşı yıllarında İngiltere propaganda alanında çok etkili bir çalışma yürüttü. Savaştan önce gazeteler üzerinde aşırı bir ...
İngiltere'nin en asil ailelerinden birine mensup olan 17.Oxford Kontu Edward de Vere'in (1550-1604) hayatı bir dizi maceradan oluşur : Düellolar, Avrupa'ya kaçışlar, İtalya gezileri, Kraliçe I. Elizabeth ile yakınlaşmalar, aşklar, siyasi komplolar, deniz kazaları, vb. Lord Oxford çok iyi eğitim almış bir şair, komedi yazarı ve tiyatro tutkunudur. "Oxford's Men" adıyla bir tiyatro topluluğu vardır. Shakespeare'in oynadığı Blackfriars Tiyatrosu'nun binası da ona aittir. Onun gerçek Shakespeare olduğuna inananlardan bazıları, 19. yüzyıl sonunda "Prens Tudor Teorisi"ni ortaya atar. Buna göre Oxford Kontu, sadece Shakespeare'in adını kullanarak bütün oyunları yazmakla kalmamıştır ; Kraliçe Elizabeth'le gizli bir aşk yaşamış, bu ilişkiden bir çocuk doğmuştur. Çocuk, Shakespeare'in şiirlerini ithaf ettiği Southampton Kontu Henry Wriothesley'den başkası değildir!..
(AYŞEN GÜR, #tarih, Şubat-2016)
İngiltere'nin en asil ailelerinden birine mensup olan 17.Oxford Kontu Edward de Vere'in (1550-1604) hayatı bir dizi maceradan olu...


