22 Kasım 2018 Perşembe

Sarhoş Barbarlar


Amerikan yerlilerinin, Avrupa ile ilişkilerinin başladığı dönemlerdeki alkol tüketim alışkanlıkları söz konusu olduğunda, sarhoşluk ve bundan kaynaklanan şiddet olayları devamlı olarak gündeme geliyordu.

1630'larda bir Cizvit misyoneri olan Paul Le Jeune bir yorumunda "barbarlar her zaman doyumsuz olmuşlardır ama Avrupalılar geldikten sonra hepsi sarhoş gezmeye başladılar (...) içmekten geri duramıyorlar, sarhoş olmaktan ve başkalarını sarhoş etmekten gurur duyuyorlar" diyordu. 1660'lara gelindiğinde, Québec piskoposu yerel halka alkol satan tacirlerin aforoz edilmesini emretmişti.

Misyonerlerin alkolle ilişkilendirdikleri sorunların başında Amerikalı yerlilerin Hristiyanlığa geçmesine yönelik çalışmaları zorlaştırması geliyordu. Sarhoş yerliler hakkındaki bu yorumlar sonucunda, Amerikan yerlilerinin doğaları gereği sarhoş olmaya Avrupalılardan daha meyilli olduğu ve sarhoşluğun yerli halk arasında göçmenlere göre daha hızlı yayıldığı şeklinde tanımlanan bir "sarhoş Kızılderili" imajı oluşmuştu. Tabii ki bazı yerliler sarhoş oluyordu ve bazıları da sarhoşluk nedeniyle şiddet olaylarına karışıyordu. Ama her ne kadar, aktarılan olayların görgü tanıkları varmış gibi gösterilmektediyse de bu yorumların kesin olarak doğru olup olmadığının ve sarhoşluğun ne sıklıkla şiddete yol açtığının bilinmesi mümkün değildi.

Alkol kullanan Amerikan yerlilerinin genel olarak aşırıya kaçtıkları şeklindeki varsayımdan yola çıkan bazı bilim adamları genetik bir iddiada bulunarak Amerikan yerlilerinin alkole Avrupalılardan farklı şekilde tepki verdiklerini ileri sürmüşlerdi. Ama bu konuda ortaya koyabilecekleri herhangi bir kanıt yoktu. Ayrıca Amerikan yerlileri arasında da bu konuda farklılıklar gözlemlenmesi bu iddiayı çürütüyordu. Burada akılda tutmamız gereken önemli bir konu var : Avrupa toplumları alkol tüketim kültürlerini binlerce yıl içinde geliştirmişlerdi...

(ROD PHILLIPS, "Alkol Tarihi")

1 yorum:

Yorum yaptığınız için teşekkür ederiz.